Migren primer baş ağrıları arasında en sık rastlanan ve ülkemizde 4-5 kadından birinde rastlanan primer baş ağrılarının en önemlilerindendir.
Tanısı tamamen kişinin anlattığı baş ağrısı özelliklerine göre konulur.
4-72 saat süren
Genelde yarım bazen tüm başını içine alan
Zonklayıcı veya vurucu vasıfta
Orta veya şiddetli karakterde
Hareket ve günlük aktiviteler ile artan
Baş ağrısına eşlik eden belirtiler;
bulantı- kusma
fotofobi- fonofobi- ozmofobi
Yukarıdaki belirtilerde 2 tanesinin olması tanı için yeterlidir.
Migreni destekleyen kriterler
Ağrının açlık , uykusuzluk ve stresle tetiklenmesi
Menstrüel dönemde olması
Bazı yiyecekler ile (fermente edilmiş, mayalı, kafein vs) tetiklenmesi
MİGRENDE TEDAVİ
- Atak tedavisi
Ağrı esnasında veya ağrı başlarken kullanılan ilaçlardır.
triptan ,
ergo türevleri ve
NSAİ ilaçlardır.
2.Proflaksi tedavisi
Sık atakları olan hastalarda atak olmasını önlemek amacı ile kullanılan
Kalsiyum kanal blokerleri
SSRI, SNRI, TSA
Antiepileptik ilaçlar
- Tamamlayıcı tıp yöntemi olan Nöralterapi Migrende %90-95 oranında rahatlama sağlamaktadır.
Nöralterapi ve Migren
- Migren atağı sırasında oluşan baş ağrısı yanısıra nörolojik bulgular ve gastrointestinal sistem bulgularına otonom sinir sistemindeki geçici aksama sebep olmaktadır.
- Migren ASLINDA otonom sinir sistemi disfonksiyonudur .
- Otonom sinir sisteminin temel iki fonksiyonu olan damar kontrolü ve barsak hareketlerinin kontrolü atak sırasında geçici olarak aksamaktadır.
–Barsaklardaki yavaşlama bulantı ve kusmaya yol açmaktadır.
– En önemlisi damar kontrolünün bozulması;
- İlk önce damarlarda daralma hafif ağrı ve nörolojik aura bulgularına sebebiyet vermektedir.
- İkinci aşamadaki damarlardaki genişleme zonklayıcı ağrı ve ödeme yol açmaktadır. Atak bitiminde sistem düzelmekte ve hasta normal hayatına dönmektedir.
Nöral terapi ile migrende olan otonom sinir sistemi disfonksiyonu düzeltilmekte ve etkili tedavi sağlanmaktadır. İlaçların bioelektiriksel etkileri olmadığı için migrenin altyapısında olan sinir sistemi bozukluğu düzeltilememektedir. Sadece entegratif tıp uygulamaları otonom sinir sistemine yani vücut iletişim ağına etkili olabilmektedir.
- Migren hastasında otonom sinir sisteminde epizodik (ataklar halinde) olarak aksama yaratacak bir veya birkaç odak vardır. Bozucu alan olarak adlandırılan odaklar (ameliyat – aşı- yara skarı, diş tedavileri) tetikleyici faktörlerin kolaylaştırıcı etkisi ile zaman zaman sistemin aksamasına yol açmaktadır.
- Bozucu alan yaklaşımını tıp uygulamalarına kazandırmış olan nöral terapide hastaya özgü bu alanlar saptanır ve tedavide kullanılan kısa etkili lokal anesteziğin hiperpolarize edici (bioelektriksel düzenleyici) etkisi ile odak susturulur. Bioelektiriksel olarak stabilize olan odaktan bir daha sistemi altüst edebilecek uyarım oluşmaz.
- Migren tedavisinde öncelikle hastanın yaşamı boyunca geçirdiği hastalık, ameliyat, darbe ve tedaviler gözden geçirilir. Hastaya özel otonom sinir sistemindeki oluşmuş bozucu alanlar iyi bir anamnezle (hastalık ve yaşam öyküsü) ortaya konulur. Tüm bozucu alanlar nöral terapi ve gerekirse klasik tıp metodları kullanılarak elimine edilir. Dikkatli bir tedavi planlaması yapılırsa tüm migren hastalarında başarılı bir tedavi sağlanır.
- Nöral terapi sadece iğnelerle yapılan bir tedavi değildir. Bazı migren tiplerinde bozucu alana yönelik bir uygulama ile kısa sürede tedavi sağlanabilir.
- Migren otonom sinir sisteminin bozukşuğu ile meydana gelir ve nöral terapi otonom sinir sistemi düzenleme tedavisi ise migren nöral terapi ile tedavi edilebilir bir hastalıktır.